İnsanlık tarihi kadar eskidir psikoterapi kavramı. Nitekim geçmiş toplumların kültürel yaşantıları incelendiğinde antropoloji incelemelerinde ve mitolojide fonksiyonel anlamda kişi ve kurumların insanların hayatında yer bulduğunu görmek mümkündür.
İçinde yaşanılan zamana göre yapılandırılmış amaçları olan dinamik bir süreçtir aynı zamanda.
Ulaşılmaya çalışılan yaşanılan çağa göre değişkenlik gösterse de kullanılan argümanlar aracılığı ile belirsizlik ve bilinmeyeni belirli ve bilinen kılmaktır esas olan.
Kırmızı çizgisi olan olmazsa olmaz nevinden tek gerçeklik ise öncelikle insana zarar vermemektir. Hatta ışığıyla aydınlandığımız hocalarımız ve ilham aldığımız tüm disiplinler yarar sağlayamıyorsan da “zarar verme” der.
Etik ilke ve değerler birer mihenk taşıdır.
Günümüzün ticari kaygıları ile örtüşmeyen bu yaklaşım kim olursan ne olursan ol her zaman “psikoterapiye ihtiyacın var” demez.
Psikoloğun aldığı anamnez dediğimiz detaylı hayat öyküsü ve klinisyenin gözlemi bireyin psikoterapiye ihtiyacı olup olmadığını belirlemenin birinci basamağıdır.
Bir sonraki adım ise uzmanın kullandığı psikoterapi ekolü, argümanı her ne ise danışanına bunu detaylandırarak anlatması ve sanılanın aklındaki tüm soruları cevaplandıktan sonra psikoloğun belirlediği formülasyon ile psikoterapi yolculuğuna başlanmış olur.
Söz psişe yani halk arasındaki tabiri ile ruh sağlığı ve psişenin sağaltımı olan psikoterapi olunca söz çoktur söylemeye lakin sözün özü diyelim uzman kişinin psikoterapide kullandığı ekoller birer enstrümandır.
Bir gün psikoterapiye ihtiyacınız olduğu bir uzman tarafından söylenirse kendi bestenize keyifle ulaşmanızı dileyeceğim bir yolculuktur.

PSİKOTERAPİ KARARI NASIL VERİLİR?
Sorunun, işlevselliği hangi alanlarda; sosyal, duygusal, davranışsal, akademik olarak ve ne ölçüde etkilediği dikkatle gözlenerek değerlendirme yapılır.
Terapist, aldığı ilk görüşme bilgilerinde (anamnez), sorunun
1-Ne kadar süredir var olduğu?
2-Ne sıkılıkla gerçekleştiği?
Sorunun şiddeti hakkında doğru bilgilere ulaşır.
Sorunun altında yatan dinamikleri anlayabilmek için sorgulamasını ve bu kriterlere göre değerlendirmesini yapar.
Sorun 1 aydan fazla bir süredir yaşanıyorsa:ve kişinin sosyal, duygusal, bilişsel alanlarda işlevselliğini olumsuz etkilemeye başladıysa psikoterapi alması gerektiği; gerekçeleri ile aileye kavramsal çerçeve sunularak aktarılır ve psikoterapiye alınır.